| Yayın Adı | Yirmi üç asırlık kent: Mağusa |
|---|---|
| Sağlama Türü | Lisanslı |
| Yayın Türü | Kitap |
| Yazar | Okan Dağlı |
| Emeği Geçenler | Bülent Fevzioğlu (yayına hazırlayan) |
| Yayınlayan | Mağusa İnsiyatifi |
| Yayın Yeri | Gazimağusa (Kıbrıs) |
| Yayın Yılı | 1 Mart 2026 |
| Dil | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | 143 |
| Dosya Boyutu | 5.19 MB |
Bu eserin tamamına ulaşmak için eğer aboneliğiniz var ise, üye girişi yapınız. Abone değilseniz lütfen abone olunuz!
Özet / İçindekiler
Bir gezgin, Mağusa’yı “en çok yazılan, ardında en fazla iz ve kaynak bırakmış kentlerden biri” olarak tanımlar. Bir başkası, 14’üncü yüzyılda dünyanın en zengin kentlerinden biri oldu-ğuna dikkat çeker. Bu tanıklıklar, Mağusa’nın neden yüzyıllar boyunca anlatılan, konuşulan ve bir zamanlar Doğu Akdeniz’in kalbi sayılan önemli bir liman kenti olduğunu düşünmeye sevk eder insanı. Benim için Mağusa, yal-nızca taşlardan ve surlardan ibaret bir kent değil; her köşesinde bir ses, her sokağında bir hafıza barındıran canlı bir tarihtir. Bu nedenle Mağusa hakkında farklı dillerde kaleme alınmış metinleri okumak, gezginlerin ve tarihçilerin izini sürmek her zaman özel bir ilgi alanım oldu. Bu metinlerin gözden kaçmadan yeniden ele alınması, anadilimize aktarılması; Ma-ğusa’nın, özellikle burada yaşayanlar tarafından daha iyi anlaşılması, sevilmesi ve korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, birçok kaynaktan okuduklarımı meraklıları için derledim; kendi düşüncelerimi kaleme alırken de bu notlardan yararlandım. Bununla birlikte, Mağusa’ya dair duyduğum kaygıları ve kentin geleceğe nasıl taşınması gerektiğine ilişkin görüşlerimi de paylaşmaya çalıştım. Yazılarımın bir bölümü daha önce Memleket ve Kıbrıs’ın Sesi gazetelerinde yayımlandı. Sayfalarını bana açan bu gazetelere içtenlikle teşekkür ederim. Bu kitap, Mağusa’ya duyduğum aidiyetin ve sorumluluğun bir sonucudur. Geçmişiyle gurur duyduğumuz bu kentin, buğunünü anlamadan ve yarınını düşünmeden korunamayacağına inanıyorum. Yazdıklarım, bir tarih iddiasından çok; Mağusa’yla kurduğum bağın, kaygılarımın ve umudumun satırlara dökülmüş hâlidir. Bu sayfalar aracılığıyla, Mağusa’yı sadece benim gözümden değil, kendi hafızasıyla yeniden görmenizi ve hissetmenizi diliyorum. (Giriş)





